Atmosphere Always Coming Back Home to You Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)

LYRİCS:

To all my killers and my hundred dollar billers
To emo kids that got too many feelings

He held the register open while he counted her change
I was next in line which meant I was invisible
From where I stood I could see that the till was full
He didn't look the type to play superhero
So I stepped forth and paid for my cigarettes
Crept out the store's front door to chase a little breath
Bangles in my head, shake the song off
Another manic Monday night, its gonna be a long walk

A car pulled up, a fixed up Cutlass
A woman and a child climbed out and left it running
They went inside of the deli, placed an order
With the extra dollar fifty bottled water cause the daughter's picky
When they came out mommy gave me a glance
That said man can love an angel but he's got to take the chance
Already knew the deal, I lit one up and walked
So they got back in they Oldsmobile, belted up, and took off

Thug love on the corner by the Walgreens
Looking at me like I'm just another square Saltine
As I get closer I notice that they showing each other sketches
Out of their notebooks, reminded me of my old roots

I walk past with a nod and a reminisce
Swear to god hip hop and comic books was my genesis
Respect the life and the fashions of the children
It's the only culture I've got, exactly what we've been building

All of a sudden I'm in front of some man
No, he's a young'un, but he's got a gun in his hand
He looks fifteen, he looks frantic, no, he looks afraid
Immediately apprehensive until I heard him say
"Do you want this? It's not mine, I promise
I found it on my block in between a couple garages
Didn't want to leave it for a child to stumble over
I don't even know how to hold it"

It was a thirty eight, the poor man's machete
Held it in my hand, thinking damn man it's heavier than expected
Wedged it behind my belt buckle
Knowing that it's evil, even thought that I could smell trouble
The extra strength felt weak
But over there on the corner saw what I needed
And proceeded to cross the street
Put the heat in the mail box to lose it
Figured that the post office knows what's best to do with it

Mosey down the road, thinking about the old
I used to roam this zone through two feet of snow
Right here, this used to be a record shop
I've gotten love, I've gotten drunk, I've gotten beat up in that parking lot
I've had my Lake Street pride for 3 decades
These alleyways, and these streetlights have seen my best days
Before I was a germ learning how to misbehave
All the way to the grave, south side is my resting place

Took a right on Lyndale I'm getting near
But then the road became empty and the people disappeared
The clouds ran away, opened up the sky
And one by one I watched every constellation die
And there I was frozen, standing in my backyard
Face to face, eye to eye, staring at the last star
I should've known, walked all the way home
To find that she wasn't here, I was still all alone

No matter where I am, no matter what I do
I'm always coming back home to you
They can leave me for dead they can take away my true
I'm always coming back home to you
Through the lies and the sins that ride the wind that blew
I'm always coming back home to you
As sure as the life in the garden that you grew
I'm always coming back home to you
No matter where I am, no matter what I do
I'm always coming back home to you
If only I had known what you already knew
I'm always coming back home to you
From the heaven I've had to the hell I been through
I'm always coming back home to you
I'm always coming back home to you
TÜRKÇE ÇEVİRİ:

Beni takip eden tüm katillere ve yüz dolarlık banknotculara gelsin bu parça,
ve hisleriyle baş edemeyen tüm emo çocuklara*...

Kasiyer, parayı sayarken kasayı açık bıraktı
Ben de kasada bekleyenlerdendim ki bu görünmezim demekti
Durduğum yerden kasanın ağzına kadar dolu olduğunu görebiliyordum
Ve kasiyer de süper kahramanlık yapacak birine benzemiyordu
Ben de öne çıktım ve sigaramın parasını ödedim
Dükkanın ön kapısından zor attım kendimi ve sigaramdan bi fırt aldım
Kafamın içinde Bangles*, şarkıyı silkip atıyorum
Bi başka manik pazartesi gecesi daha, uzun bi yürüyüş olacak

Bi araba kenara çekti, onarılmış bi Cutlass*
Bi kadın ve çocuk indi aşağı ve arabayı çalışır durumda bıraktılar
Markete girdiler ve 1.50$'lık sulardan sipariş verdiler
çünkü küçük kızı oldukça müşkülpesent
Dışarı çıktıklarında, annesi beni şöyle bi süzdü, sanki
"Bi erkek bi meleği sevebilir, ama risk almak zorundadır" dermişçesine
Bu muhabbeti biliyodum zaten, bi sigara yakıp uzaklaştım
Onlar da külüstürlerine binip, kemerlerini bağladılar ve basıp gittiler

Walgreens'in* köşesinde thug love* var
Ve bana sanki tuzlu kare krakermişim* gibi bakıyorlar
Biraz daha yaklaşınca farkediyorum ki birbirlerine çizdikleri
sketch'leri* gösteriyorlar, ve bu bana eski günlerimi hatırlatıyor

Başımı öne eğiyorum ve eski günleri yad ederek yürüyorum
Tanrı şahidimdir ki, hip hop ve çizgi romanlar benim Yaratılış'ım*
Çocukların modasına ve hayatına saygı gösteriyorum
Tam olarak inşa ettiğimiz her şey, sahip olduğum tek kültür bu

Aniden bi adamın önünde buluyorum kendimi
Hayır, adam değil genç daha, ama elinde bi silah var
15'lerinde falan görünüyor, ve oldukça heyecanlı, hayır, korkmuş
Ben de telaşlanıyorum ta ki ağzından şu cümleler dökülene kadar:
"Bu silahı ister misin? Bu benim değil, yemin ederim
Mahallede, çöplerin arasında buldum ve
orada bırakmak istemedim, bir çocuğun falan eline geçebilirdi
Nasıl tutacağımı bile bilmiyorum daha"

Silah bi altıpatlardı, fakir adamların bıçağıydı resmen
Elimde tuttum ve düşündüğümden daha ağır olduğunu farkettim
Kemer tokama sıkıştırdım silahı
Bunun kötü olduğunu biliyordum, hatta bela kokusu bile almaya başlamıştım
Bu ekstra güç beni zayıf hissettirdi
Ama hemen orada, köşede ihtiyacım olan şeyi gördüm ve
sokağın karşısına yürümeye başladım
Silahı posta kutusuna attım ve ondan kurtuldum
Postanenin bu silahla ne yapılacağını bileceğini düşündüm

Dolanıp dururken eski günleri düşünüyorum
Eskiden, bu civarda iki ayağım kardayken bile aylak aylak dolanırdım
Tam burası, eskiden bi müzik dükkanıydı
Aşkı da, sarhoşluğu da bu otoparkda tattım ve burda dayak da yedim
30 yıldır Lake Street'in gururunu yaşıyorum
Bu dar yollar, sokak lambaları benim en iyi günlerime tanıklık etti
Daha portakalda vitamin bile değilken yaramazlık yapmayı öğrettiler
Tüm yolların sonunda kabir var, Güney Yakası benim huzurlu bölgem

Lyndale'e giriyorum bu yaklaşıyorum demektir
Ama sonra yol bi anda boşaldı ve insanlar ortadan kayboldu
Bulutlar uzaklaştı, gökyüzünü açtılar
Ve bir bir, tüm takımyıldızların ölüşünü izledim
Ve işte o an, donduğum andı; arka bahçemde dikilmiş,
yüz yüze, göz göze, son yıldıza odaklanmıştım
Bilmem gerekirdi, onca yolu yürüyüp evime geldim
ve tek öğrendiğim onun* burda olmadığıydı, hâlâ yapayalnızdım

Nerde olduğum mühim değil, ne yaptığım mühim değil
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Beni ölüm yolunda terk edebilirler, doğrularımı yok edebilirler
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Esen rüzgarla uçup gider tüm yalanlarımız ve günahlarımız
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Yetiştiğin bahçenin içinde tüm bunlar hayat kadar kesin
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Nerde olduğum mühim değil, ne yaptığım mühim değil
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Keşke senin hâlihazırda bildiklerini bilebilseydim
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Cennette cehennemi yaşadım* resmen
Her zaman eve, sana geri dönüyorum
Her zaman eve, sana geri dönüyorum